Contacts

92 Bowery St., NY 10013

thepascal@mail.com

+1 800 123 456 789

Blog

Asil Bir Anadolu Şehri: Sivas

Asırlar boyu birçok medeniyete kucak açmış Sıvas yahut bugünkü söylenişle Sivas! Abbasiler zamanında fethedilmiş; daha sonra Selçuklular, Osmanlılar gelmişler buraya birbiri ardınca. Anadolu’da hüküm sürmüş her medeniyetin izleri bulunan Sivas, Anadolu Selçukluları’ na bir dönem merkezlik yapmış, Danişmendler’in başşehri, Osmanlı Devleti’nin ise en büyük eyalet merkezlerinden biri olmuş.
Tarihiyle heybet arz ediyor Sivas; şehrin yüzü biraz sert, evet; fakat bu, hoyratlığından değil vakar ve asaletindendir. Taş, Sivas’ta şatafat ve görkemi haykırıyor adeta; Selçuklu mirası camiler, medreseler, dârüşşifalar; Osmanlı eli değen ihtişamlı kaleler, yine camiler ve türbeler, hanlar ve hamamlar… Ayrıca şehri kuşatan yüksek dağlar, platolar şehre bir kartpostal havası veriyor sanki.

Yazık ki talihi, silueti kadar hoş olmamış Sivas’ın. Defalarca yağma edilmiş güzelim şehir; rengarenk bir lale bahçesi gibiyken tarumar olmuş, ama hep yeniden doğmuş baki kalan küllerinden! Bugün düne ait ihtişamı hâlâ saklı; ama biraz eğreti, biraz burulmuş…
Kuzey kısmı Karadeniz Bölgesi içerisinde olan Sivas’ın büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi’nde. Sivas, dağlar ve yüksek düzlüklerin çok olduğu bir bölge. İlin ortalama yüksekliği 1000 metre.
Sivas’ta kışlar sert ve uzundur, yazlar serin ve nerdeyse kısacık. Kara iklimi hâkim tabiatıyla. Kuzeyde Karadeniz’e olan yakınlığı sebebiyle bu kısmı güneye nazaran daha yumuşak ve daha mutedildir Sivas’ın. İlin birçok yerinde yaz ile kış, geceyle gündüz arasında ciddi sıcaklık farkı vardır. Yılın büyük bölümünde soğuktur Sivas. Donmalar da meydana gelir elbette; Eylül ayı ortalarında başlar ve Ekim’de biraz daha artar; kış ve ilkbahar aylarında çoğalır. Kasım’dan Nisan’a kadar beyaz örtü ayrılmaz şehrin üzerinden. Dağlar ve diğer yükseltiler karın en çok ve en uzun mesken tuttuğu yerlerdir. Şehrin esas geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ticaret eskiye nispetle daha revaçta şimdilerde ve sanayi daha gelişmiş. Tarihî mirasa karşı alaka daha yüksek ve daha bilinçli son dönemde. Bu uyanış turizmin de yörede canlanmasına yardımcı oluyor tabii. Özellikle kültür turizminin kıpırdanması hem halkı memnun ediyor hem de kültüre ve medeniyete hayatını adayan bizleri.

Buruciye Medresesi
Sivas’ın ve Anadolu’nun önemli yapılarından olan Buruciye Medresesi, Anadolu Selçuklu Sultanı Üçüncü Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında vezir Hibetullah Burûcerdî oğlu Muzaffer tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Giriş kapısı sarımtırak kumlu taşlardan çok ince bir şekilde süslü olarak yapılmıştır. Zamanın müsbet ilimlerinin de okunduğu bina, dört eyvanlı ve ortası açık avlulu güzel bir Selçuklu medresesidir. Anadolu Selçuklu medreseleri içerisinde simetrik plan şemasına sahiptir.

Divriği Ulu Camii ve Daruşşifası
Sivas’a 164 km. mesafedeki Divriği İlçesi’nde bulunan cami, Mengücekoğulları’ ndan Ahmed Şah tarafından 1228 tarihinde yaptırılmıştır. Bir kısmı dârüşşifâ olmak üzere birbirine bitişik iki kısımdan ibaret olan bina, dikdörtgen plan üzerine inşa edilmiştir. Caminin en güzel tarafı kapılarda ve sütunlarda işlenmiş olan motiflerdir. Camiye taş süslemeleriyle hayret uyandıran üç güzel kapıdan girilmektedir.
Camiye bitişik olarak yapılan şifahane o zamanın hastanesi ve medresesi vazifesini görmekte olup, Ahmed Şah’ın hanımı tarafından yaptırılmıştır. Anadolu’nun görkemli külliyeleri arasında yer alan bu eser, 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirasını Koruma altına alınmıştır.

Sivas’ta Bir Sahabi
Abdülvehhab Gâzi Hazretleri
Abdülvehhab Gazi Hazretleri, Sivas’ta, şehir merkezinin doğusunda, Akkaya tepesi üzerinde Yukarı Tekke adıyla bilinen yerde türbesi bulunan ve Anadolu’nun büyük velilerinden sayılan bir şahsiyettir. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Abdülvehhab Gazi’nin Sivaslı olduğunu, gördüğü bir rüya üzerine Sivas’tan ayrılarak Peygamber Efendimiz’in yanına gittiğini ve onun huzurunda Müslüman olduğunu yazmaktadır. Türbesindeki kabir taşında yazılan “Hüvelbâkî, Ashab-ı Kiram’dan hâzâ merkadü’l mağfûr merhum Abdülvehhab Gazi (r.a.)” ifadesi de bunu ispatlar niteliktedir.
Emeviler döneminde Battal Gazi ve Ahmed Turan Gazi ile Bizans içlerine akınlar yapan ve İstanbul kuşatmalarına katılan Abdülvehhab Gazi Hazretleri, Sivas’ta iki yıla yakın emir olarak kalmış, Bizanslılarla yapılan bir savaşta da şehit olmuştur.

Ulu Camii
Caminin 1196-1197 yıllarında Kızılarslan bin İbrahim tarafından yaptırıldığı, Sivas müzesinde bulunan kitabesinden anlaşılmaktadır.
Dikdörtgen planlı caminin üst örtüsü düz dam şeklindedir. Minarenin orta yerinde kûfî hatlı çinilerle süslü bir kemer bulunmaktadır. Minaresi 13. yy’ın ilk yarısında inşa edilmiştir. Zamanla eğilen ve eğri olarak ayakta kalan minaresiyle ünlüdür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir